Tanışmakta çok geç kaldığım bir yazar; Ahmet Ümit.
Daha önce Ahmet Ümit’in “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” kitabı ağır geldiği için okuyamamış, yarım bırakmıştım. Eşimle kitaplığımızı düzenlerken elime geçti “Kırlangıç Çığlığı” kitabı, bu belki de yazarla tanışmam için bir işarettir diyerek başladım kitabı okumaya.
Bir kitabın beni bu denli sarsması ender rastladığım bir durumdur. Bu kitap ise tam da öyle bir etki ile çarpıcı bir konuyu ele alıyordu: Pedofili.
Olay, geçmişte 12 adet cinayet işlemiş bir seri katili konu alıyor. Başrolde ise Ahmet Ümit denince akla gelen o tanıdık isim var: Başkomiser Nevzat.
Seri katilin her cinayetinde bıraktığı, adeta imzası haline gelmiş bazı objeler ve izler bulunuyor. Önce kurbanının bir kulak memesini kesiyor, sonra gözlerini kırmızı kadife bir kuşakla bağlıyor. Ve her seferinde, olay yerinde bir oyuncak bırakıyor — sanki polisle oyun oynarcasına…
Başkomiser Nevzat ve ekibi de aldıkları ihbar sonucu olay yerinde böyle bir manzarayla karşı karşıya kaldılar;
Bir çocuk parkı, kırmızı kadife bir kuşak ile gözleri bağlanmış ve kaydırağın ucunda kuma oturmuş bir maktul, kesik bir kulak memesi, kumda ise bir barbie bebek.
İstanbul’un ortasında böyle bir cinayetin işlenmesi, ortamın sanki bir film sahnesiymişçesine hiç iz bırakmadan ayarlanması ve bir tek görgü tanığının bile olmaması… Hepsi, bu davayı diğerlerinden çok farklı kılıyordu.
Kitap sanki elimden tutmuş, sayfaların arasında bir olaydan diğerine beni sürüklerken okuduğum her bölümde nutkum tutuluyor, vicdanım sızlıyordu. Hatta öyle ki, bir gün arabayla eve dönerken camın ardından bir çocuk parkına dalıp gittiğimi hatırlıyorum. Nasıl kıyılabilirdi ki bu kadar masum olan canlara?
Yazar; derinlikli betimlemeleri, zaman zaman değindiği organ mafyası gerçeği, sığınmacı kamplarındaki yaşamlar ve “görünmeyen” insanlara dokunan hikayeleriyle konuyu son derece etkileyici bir şekilde ilerletmişti.
Ne var ki, sonu benim için bir hüsrandı. Sanki yazımda karakter sınırı varmış gibi, kitap ansızın bitirilmişti. Kitabın akışına uygun, daha etkileyici bir sonun yakışacağı eleştirisiyle, bu yazımı da burada sonlandırmak isterim.
Yine de okumanızı tavsiye ederim, sonunu göz ardı ettiğimde kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.


Yorum bırakın